1. YÖNTEM:

EVRİMİ SAVUNAN BİLİM ADAMLARINI ÇOK ÖNEMLİ BİLGİLERE SAHİP, İNSANÜSTÜ VARLIKLAR OLARAK GÖSTERİRLER

arwinistler'in yöntemleri arasında "evrimci bilim adamlarının diğer insanlardan çok üstün olduğu" telkini önemli bir yer tutmaktadır. Bu kişiler çok büyük yeteneklere sahip, sezgileri çok güçlü, olayları diğer insanlara göre daha akılcı ve üstün bir bakış açısıyla değerlendirebilen kişiler olarak tanıtılırlar. Bu üstünlüğün hissettirilmesi, Darwinist büyü açısından son derece önemlidir. Çünkü insanların genel psikolojisinde, kendilerinden üstün gördükleri kişilerden etkilenme özelliği vardır.

Nasıl bazı toplumlarda büyücülerin gizli güçleri olduğuna, onların insanüstü varlıklar olduklarına inanılıyorsa, günümüz toplumlarında da Darwinist bilim adamlarının erişilmez kişiler olduklarına inanılır. Örneğin fosil kalıntılarına bakarak, bir kemiğin hangi çağa ve hangi canlıya ait olduğunu söyleyebilmek diğer insanların gözünde çok büyük bir yetenektir. Bu yeteneğe sahip olan insanların savundukları "teori"lerin de her zaman tutarlı ve doğru olacağına dair bir inanç hakimdir. Bu yüzden evrimci bilim adamlarının yazdıkları her cümle, söyledikleri her kelime insanlar üzerinde adeta tılsımlı bir etki oluşturur. Bu etki nedeniyle birçok insan hayatın kökenine dair bilimsel gerçekler üzerinde düşünmeye, gerçekleri araştırmaya girişmez. Çünkü evrimci bilim adamlarının gerekli bilgileri verdiğini ve onların söylediklerinin de mutlaka doğru olduğunu düşünür. Bundan dolayı, "Ben kimim de onların söylediklerini araştıracağım.", "Benim onları anlamam için daha uzun yıllar okuyup, öğrenmem gerekir." gibi mantıklarla hareket eder. Adeta "insanüstü" gördüğü bu kişileri hayranlıkla dinler, söylediklerini anlamasa da yaşadığı "büyüyü" hiç bozmadan, anlıyormuş gibi dinlemeye devam eder.

Darwinizm'in yanlışlığını fark eden birçok kişi ise, bu karanlık etki yoluyla daha en başından pasifize edilmek istenir. Söz konusu kişilere, ne yaparlarsa yapsınlar bu insanüstü varlıkların bilgi seviyesine asla ulaşamayacaklarına dair çok ciddi bir telkin yapılır. Evrim taraftarları, Darwinist teorinin çelişkilerini ve yanlışlıklarını ortaya koymakla hiçbir sonuca ulaşılamayacağını anlatarak, bu yönde çalışan insanları yıldırmaya çalışırlar.

Özellikle ülkemizde, bazı bilim çevrelerinde bu etki çok yoğun olarak görülmektedir. Türk Darwinistler de, yabancı profesörleri ve tarih boyunca evrim teorisi üzerinde çalışma yapan tüm bilim adamlarını insanüstü varlıklar olarak algılarlar. Onlar bu "insanüstü" bilim adamlarının düzenledikleri konferansların sadece çok az bir bölümünü anlamayı bile kendileri için çok büyük bir başarı olarak görürler. O anlaşılmazlık ve karmaşıklık içinde birkaç paragrafı anlayabilme gücünü gösterebilirlerse, bundan dolayı gurur duyarlar. Anlayabildikleri bu birkaç paragraf hakkında tartışmalara girer, yazılar yazar, konuşmalar yaparlar.

Türk Darwinistler'in başka bir inancı da; dünyaca ünlü bu profesörlerin ellerinde insanın evrimi, fosiller, mutasyonlar, doğal seleksiyon gibi evrime delil sandıkları pek çok konuyla ilgili binlerce delil ve bilgi bulunduğudur. Bu kişiler evrimci bilim adamlarının ellerindeki tüm delilleri ortaya çıkarmamalarının nedeninin ise, halkın bu bilimsel gerçekleri anlamasının mümkün olmaması olduğunu düşünürler. Kamuoyuna sunulan birkaç delilin de halkın anlayabileceği düzeydeki basit örnekler olduğunu zannederler.

Oysa gerçekler hiç de böyle değildir. Bilimsel gelişmelerle ortaya çıkan gerçek, saygın bilim adamı olarak takdim edilen bu kişilerin ellerinde, teorilerini savunabilecekleri bir avuç sahte delilin ve yanılgının dışında hiçbir delil olmadığıdır. Bu sahte delillerin geçersizliği ise bilimsel araştırmalarla yüzlerce kez gözler önüne serilmiştir. (Detaylı bilgi için bkz. Hayatın Gerçek Kökeni, Harun Yahya; Evrim Aldatmacası, Harun Yahya)

Sonuç olarak çok üstün varlıklar olarak algılanan evrimci bilim adamları aslında, ellerindeki birkaç sahte delille ve sınırsız varsayımla, tamamen hayal ürünü bir senaryoyu savunmaya çalışan insanlardır. Bu açıdan bakıldığında, bu insanların bilgisi, zeka seviyesi, eğitimi önemini yitirmektedir. Çünkü bu insanlar belki çok şey bilmektedirler ama bu bilgilerden doğru sonuçlar çıkartamamakta, gerçekleri görememektedirler.  Allah Kuran'da sahip olduğu bilgilerle yoldan çıkan ve apaçık gerçekleri göremeyen insanlardan şöyle bahsetmiştir.

Şimdi sen, kendi hevasını ilah edinen ve Allah'ın bir ilim üzere kendisini saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözü üstüne bir perde çektiği kimseyi gördün mü? Artık Allah'tan sonra ona kim hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp-düşünmüyor musunuz? Dediler ki: "(Bütün olup biten,) Bu dünya hayatımızdan başkası değildir, ölürüz ve diriliriz; bizi "kesintisi olmayan zaman' (dehrin akışın)dan başkası yıkıma (helake) uğratmıyor." Oysa onların bununla ilgili hiçbir bilgileri yoktur; yalnızca zannediyorlar. (Casiye Suresi, 23-24)

Yukarıdaki ayetlerde Allah, sahip oldukları ilme rağmen Allah'ın varlığını ve ahiret gerçeğini kavrayamayan, kendilerince bu dünya dışında bir hayat olmadığını iddia eden insanların durumunu bildirmiştir. İşte evrimciler de tıpkı bu kişiler gibi sahip oldukları bilgilerle bazı zanlara kapılmakta ve gerçeklerden uzaklaşmaktadırlar. İçinde bulundukları büyünün etkisiyle, ayetlerde söz edilen kişiler gibi adeta duyamaz, göremez ve kavrayamaz hale gelmektedirler.


DARWINİSTLER'İN HAYAL KIRIKLIĞI

Evrim teorisini savunanların Charles Darwin'e ve evrimci bilim adamlarına karşı duydukları derin hayranlık, yukarıda söz ettiğimiz telkinin çok önemli bir sonucudur. Bu nedenle de Darwin hakkında yazılan tüm yazılarda evrim teorisinin bilimsel hezimeti gizlenir, Darwin'in hataları hasıraltı edilmeye çalışılır. Darwin, sık sık yüzyılın –hatta bin yılın- dehası gibi anlatılır ve övülür. "Türlerin Efendisi", "eşsiz insan", "değerli bilim adamı" gibi sıfatlarla çağrılıp, teorisini tüm zorluklara karşı büyük bir sadakatle savunan üstün bir bilim adamı olarak tanıtılır.


Oysa Darwin, bilim tarihindeki en büyük yanılgılardan birinin mimarıdır. Hiçbir somut bilimsel bulguya dayanmayan teorisi, kendisinin de kabul ettiği gibi sadece bir "mantık yürütme"dir. Hatta Darwin'in kendisinin de Türlerin Kökeni isimli kitabındaki "Teorinin Zorlukları" başlıklı uzun bölümde itiraf ettiği gibi, teori birçok önemli soru karşısında çaresiz kalmıştır. Nitekim kendisi teorisini içinde bulunduğu çıkmazları pek çok kez dile getirmiştir. (Detaylı bilgi için bkz. Evrimcilerin İtirafları, Harun Yahya) Bu ifadelerinden birkaçı şöyledir:
 

Okur yapıtımın (Türlerin Kökeni) bu bölümüne varmadan önce bir yığın güçlükle karşılaşmış olacaktır. Bunların bazıları bugüne dek üzerlerinde belirli bir ölçüde duraksamadan düşünemediğim kadar çetindir.37

Görüşlerimin, sayısız miktarda zorluklarla dolu olduğunu göremeyecek kadar kör olduğumu sanma…38

Yukarıdaki ifadelerinden açıkça anlaşıldığı gibi Darwin, teorisinin büyük bir çıkmazda olduğunun farkındaydı. Ama bunun farkında olan yalnızca Darwin değildi. Darwin'den sonra oğlu Francis Darwin de babasının çalışmalarıyla ilgili şu yorumu yapmıştı:

Babamın kafası kesinlikle bilimsel değildi ve bilgisini genel kanunlar altında genelleştirmeyi denemedi. Ancak onun yaptığı karşısına çıkan hemen hemen herşey için bir teori üretmekti. Onun bilgisinin bana birşey kazandırdığını düşünmüyorum.39

Francis Darwin'in yukarıdaki sözleri çok önemli bir gerçeği ifade etmektedir. Gerçekten de insanlık tarihinin en önemli birkaç eserinden biri olarak lanse edilmek istenen Türlerin Kökeni isimli kitapta, evrime dair herhangi somut bir bilimsel delil arayanlar çok büyük bir şaşkınlık yaşayacaklardır. Çünkü bu araştırmalarından elleri boş döneceklerdir. Türlerin Kökeni'nin hiçbir yerinde evrim teorisini destekleyecek somut bir delile yer verilmemiştir. Bu kitapta doğal seleksiyon ile türediği bilinen hiçbir yeni tür adı belirtilmemiş, hiçbir ara geçiş formu gösterilmemiş, hiçbir evrim mekanizması belgelenmemiştir. Aslında tüm kitapta dikkati çeken nokta, belgeden ve bilgiden yoksunluktur. Kitap, tamamen spekülasyon, olasılık, hayal gücü, sanı ve varsayımlar üzerine kurulmuştur.

Bunun yanısıra Türlerin Kökeni'nde yer alan sözde delil ya da argümanlardan hiçbiri diğer evrimciler tarafından araştırılmamış, analiz edilmemiş, savunulmamıştır. Tüm bilim adamları kitabın bilimsellikten uzaklığı konusunda hemfikirdirler. Böyle bir kitabın, insanların yaşamlarında, bilim ve fikir alanında bu kadar büyük bir etki oluşturmuş olması bu nedenle çok büyük bir yanılgıdır. Pek çok bilim adamı bu yanılgı karşısındaki şaşkınlığını açıkça dile getirmektedir. Örneğin, Amerikalı fizikçi Lipson, Darwin'in Türlerin Kökeni kitabını okuduğundaki fikirlerini şöyle ifade etmiştir:

Türlerin Kökeni'ni ilk okuduğumda Darwin'in genelde sunulan tablonun aksine, kendisinden pek de emin olmadığını fark etmiştim. "Teorinin Zorlukları" başlıklı bölüm, örneğin, çok belirgin bir güvensizlik yansıtmaktadır. Bir fizikçi olarak, gözün nasıl ortaya çıkmış olabileceği yönündeki yorumları karşısında şaşkınlığa düştüm.40

Ne var ki, Darwin'in ve ortaya attığı teorinin bilimsel yönden yetersizlikleri son derece açık olmasına rağmen, Darwinist büyünün etkisi nedeniyle en zeki insanlar bile bu gerçekleri gözardı edebilmektedirler.

37- Charles Darwin, Türlerin Kökeni, Onur Yayınları, 5. Baskı, Ankara 1996, s.185
38- Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, Cilt I, s.395
39- Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, Cilt I, New York: D.Appleton and Company, 1888, s.19
40- H. S. Lipson, "A Physicist's View of Darwin's Theory", Evolution Trends in Plants, Cilt 2, No. 1, 1988, s. 6

 

 

Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı
ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.

YAZAR HAKKINDA SİTE HAKKINDA ARKADAŞINA ÖNER SİTEYE ÜYE OL

TÜRKÇE KURAN-I KERİM
BİZE DESTEK OLUN
KİTAPLAR FİLMLER
MAKALELER DİĞER SİTELER