11. YÖNTEM:

GERÇEK BİR BİLİM ADAMI OLABİLMEK İÇİN MUTLAKA EVRİM TEORİSİNE İNANMAK GEREKİR ÖNYARGISINI İNSANLARA KABUL ETTİRMEYE ÇALIŞIRLAR

çinde yaşadığımız dönemde Darwinizm bilim dünyasında belirli çevrelerce büyük bir baskı aracı olarak kullanılır. Bunun en önemli göstergelerinden biri, bu teoriyi savunmayan ve doğruluğuna inanmayan bilim adamlarının farklı uygulamalarla sindirilmeye çalışılmasıdır. Belirli akademik çevrelerde -evrimcilerin çoğunlukta olduğu- bir bilim adamının kabul görebilmesi için mutlaka evrim teorisini savunması, hatta o konuda yazılar yazması gerekmektedir. Bunu yapmayanlar ise söz konusu çevrelerdeki diğer bilim adamları –ki bunlar da evrimcilerden oluşur- tarafından dışlanır. Özellikle Batılı ülkelerde bir bilim adamının yükselebilmesi, doçent, profesör gibi ünvanlara ulaşabilmesi, bilimsel dergilerde yazılarını yayınlatabilmesi için bazı standartlara uyması gerekir. Evrim teorisini kayıtsız şartsız kabul etmek ve dini inkar etmek en önemli standartlardandır. Scientific American dergisinin Eylül 1999 sayısında, "Scientists and Religion in America" (Amerika'da Bilim Adamları ve Din) başlıklı yazıda, Washington Üniversitesi sosyologlarından Rodney Stark, bilim adamlarının üzerinde kurulan bu baskıyı şöyle açıklamıştır:

200 yıldır 'eğer bilim adamı olmak istiyorsan, zihninin tüm dini zincirlerden arınması gerekir' fikri pazarlandı… Üniversitelerde dindar olan kimseler susuyorlar. Ve dinsiz olanlara ayrıcalık tanınıyor. Üst kademelerde dinsizliği ödüllendirme sistemi var.63

Bu tür baskılara maruz kalan bilim adamlarının karşılaştıkları en büyük problemlerden biri de bilimsel dergilerde makalelerinin yayınlanması sırasında çıkmaktadır. Yaratılışı savunan bilim adamlarının dünyaca tanınan dergilerde yazı yazmaları, evrim teorisi aleyhindeki delilleri anlatabilmeleri mümkün değildir. Çünkü bu dergiler çoğunlukla Darwinist büyünün etkisi altındaki kişilerin ellerindedir.

Bunun yanı sıra ders verdikleri üniversitelerde de Yaratılışı savunan bilim adamları pek çok zorluklarla karşı karşıya gelmektedirler. Birçok kademesi Darwinistler'den oluşan üniversitelerde profesör olmak ya da etkin bölümlerde ön planda bulunabilmek için evrim teorisi adeta bir önkoşul haline getirilmiştir. Bu koşulu kabul etmeyenler itibar sağlayamazlar, saygıyla anılmazlar. Hatta alaycı üsluplarla, bu kişiler sindirilmeye çalışılır.

İşte bu, aslında evrimci telkin metodlarının, Darwinist büyüyü sürdürmede kullanılan yöntemlerin en etkililerinden biridir. O yüzden bu konuda biraz daha derinlemesine durmakta fayda vardır.
 

DARWINİSTLER'İN "ALAYCILIK" SİLAHI

Alay, karşıdaki insana zarar vermek ve onu diğer insanlar önünde küçük düşürmek amacıyla yapılan bir kötü ahlak özelliğidir. Bu yola başvuranların başka bir amaçları ise bu yolla kendilerini yüceltmek, ön plana çıkartmak ve insanlar arasında itibar görmektir. Kendi teorilerine itibar kazandırma ve Yaratılışı savunanlara zarar verme peşinde olan Darwinistler için de alay, vazgeçilmez bir yöntemdir. Bu nedenle de Darwinizm büyüsünün temelini alaycılık oluşturur.

Evrimci çevrelerin her konuşmaları, yazıları, mimikleri, bakışları bu alaycı ifadelerle süslenmiştir. Bunun nedeni Yaratılışı savunan bilim adamları karşısında bilimsel platformda başarı kazanamayacaklarını bildikleri için, onları psikolojik olarak yıpratmak istemeleridir. Yaratılış Gerçeğinin ortaya koyduğu deliller karşısında suskun kalmak yerine, alaycı ifadelerle bezenmiş, ağız, kaş ve gözleriyle yaptıkları alaycı mimiklerle desteklenmiş cılız ifadelerde bulunmayı tercih ederler. Böylece bazı açıklarını, eksiklerini kapatmaya çalışırlar. Örneğin evrim teorisinin günümüzdeki liderlerinden Richard Dawkins bu alaycı üslubu en yoğun olarak kullanan kişilerdendir. Dawkins evrime inanmayan kişileri kendince şöyle tanımlar:

Eğer evrime inanmadığını iddia eden birisiyle karşılaşırsanız bu kişinin ya cahil, ya aptal ya da deli olduğunu söylemek tamamen yerinde bir ifadedir.64

Bu ifadesinde görüldüğü gibi Dawkins karşısındaki kişinin getirdiği bilimsel delillere daha en baştan gözlerini kapatmış ve üzerindeki Darwinist büyünün yok olmaması için önyargılı bir tutumu tercih etmiştir. Dawkins insanlara da bu önyargılı düşüncelerini telkin etmektedir.

Evrimcilerin bu alanda kullandıkları bir başka yöntem de saldırgan ve hakaret dolu bir üslupla, yaratılış gerçeklerini dinleyip etkilenen insanları zararda gibi göstermeleridir. Onlara göre bu insanlar hatalı bir yoldadırlar ve kayıp içindedirler. Bunu yaparken de insanlara çirkin isimlerle hitap etmekten, kutsal değerlere saldırmaktan hiçbir şekilde çekinmezler.

Evrimcilerin kullandıkları bir başka yöntem ise Darwinizm'i eleştiren kitapları veya çalışmaları alaycı bir üslupla anmaları, bunlara bilimsel delillerle cevap vermek yerine, alayla gülerek geçiştirmeye çalışmalarıdır. Evrimci bilim adamlarının bu önyargılı tutumlarına, Michael J. Behe'nin dünyaca ünlü Darwin's Black Box isimli kitabının önsözünde Notre Dame Üniversitesi'nden felsefe profesörü Peter van Inwogen şöyle dikkat çekmiştir:

Eğer Darwinistler bilimsel gerçeklerle dolu bu kitabı, önemsemeyerek, yanlış anlayarak veya ona gülüp geçerek karşılarlarsa, bu durum bugün Darwinizm'in bilimsel bir teori olmaktan çok bir ideoloji olduğu yönündeki gitgide yayılan şüpheler için önemli bir kanıt olacaktır.65

Yukarıdaki alıntıda da ifade edildiği gibi, Darwinistler'in bilimsel delilleri alaycı tutumlarla karşılamalarının altında yatan neden tamamen ideolojiktir. Bu teorinin bilimsellikle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Evrimciler, yalnızca dini ve Yaratılış Gerçeğini inkar edebilmek için bu teoriye sarılmışlardır. Ve bu inkarlarını sürdürebilmek için de buraya kadar anlatmış olduğumuz Darwinist büyü yöntemlerini halen kullanmaktadırlar. Karşıt fikirlere yönelik alaycılık da bu yöntemlerin başında gelmektedir. Bu yöntem sayesinde insanlara evrimi savunmanın asil bir yol olduğunu, Yaratılışa inanmanın ise kendilerini küçük düşüreceğini telkin etmeye çalışırlar. Oysa Darwinistler son derece büyük bir yanılgı içinde, kendi kendilerini kandırmaktadırlar.

63- Edward J. larson ve Larry Witham, "Scientists and Religion in America", Scientific American, Eylül 1999, s. 81
64- Phillip E. Johnson, Darwin On Trial, 2. ed. Illinois: InterVarsity Press, 1993, p. 9
65- Michael J.Behe, Darwin's Black Box, arka kapak

 

 

Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı
ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.

YAZAR HAKKINDA SİTE HAKKINDA ARKADAŞINA ÖNER SİTEYE ÜYE OL

TÜRKÇE KURAN-I KERİM
BİZE DESTEK OLUN
KİTAPLAR FİLMLER
MAKALELER DİĞER SİTELER